Yabancı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yabancı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2016 Perşembe

Stephanie Perkins - Lola Ve Komşu Çocuk Kitap Yorumu


Kitap Adı: Lola ve Komşu Çocuk
Yazar Adı: Stephanie PerkinsSeri Bilgisi: Anna and the French Kiss 
#2

Orijinal Adı: Lola and The Boy Next Door
Basım Yılı: 2015


Arka Kapak:
New York Times Çoksatan:
-2012 YALSA En İyi Genç Edebiyatı
-2013 ALA Rainbow Seçkisi
-2012 The Inky Awards Silver Inky Ödülü Adayı
-2011 Goodreads Choice Award En İyi Genç Yetişkin Romanı Adayı

Lola ve Komşu Çocuk, hem tatlı bir aşk hem gerçekçi bir dostluk hem de John Green ve Rainbow Rowell sevenlerin zevkle kucak açacağı bir kendini bulma hikâyesi.

Geçmişinde kalan çocuk, gelecekteki aşkı olabilir mi? Henüz kendini geliştirme aşamasındaki tasarımcı Lola Nolan modaya inanmıyordu... O, kostümlere inanıyordu. Kıyafet ne kadar parıltılı, eğlenceli ve farklı, yani etkileyiciyse o kadar iyiydi. Ve Lola'nın hayatı, özellikle de seksi rockçı erkek arkadaşı varken mükemmele gayet yakındı. Ta ki Bell ikizleri olarak da bilinen Calliope ve Cricket mahalleye tekrar taşınıp Lola'nın derinlere gömdüğünü düşündüğü acı verici geçmişini günyüzüne çıkarana kadar.

?"Stephanie Perkins bizim neslimizin Jane Austen'ı. Hikâyeleri kısa sürede unutamayacağınız kadar büyüleyici.
-Tahereh Mafi, Bana Dokunma romanının çoksatan yazarı-

"Büyülü… Âşık olmanın nasıl bir şey olduğunu gerçek anlamda hatırlatıyor." 
- Cassandra Clare, New York Times çoksatan yazarı-

"Zekice diyaloglar, taptaze karakterler ve bir sürü yakıcı temas... Sarah Dessen hayranları, aşk ve gerçekliği incelikle birleştiren Stephanie Perkins'i zevkle okuyacaklar."
-Kirkus Reviews-

"Perkins, insanların farklılıklarını kabullenmenin ancak aşk ile mümkün olduğunu son derece iyi bir şekilde gösteriyor." 
-Booklist-

"Zekice kurgulanmış diyaloglar ve seksi bir romantizm... Lola'nın fazlasıyla mütevazı espri anlayışı ve Perkins'in, onun gelgitli duygularını yazmaktaki becerisi birleşince ortaya elinizden bırakamayacağınız bir kitap çıkıyor." 
--Publishers Weekly-

"Çok modern, çok eğlenceli ve tartışılacak sorularla dolu." 
-Romantic Times Book Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)



Lola Ve Komşu Çocuk bitti.

      Lola, normalin aksine gündelik halinde bile pırıltılı, abartılı kostümler giyen, peruk takan bir kız.
Ve ailesi 2 tane babadan oluşuyor. Ebeveynleri eşcinsel. Bir de Lola'nın sevgilisi var, Max. Bir babayla başa çıkmak zorken Max 2 tanesiyle başa çıkıyor.
  
                  Ve son olarak en önemli unsur, yan komşuları olan Bell ailesi. Lola ve Calliope küçüklükten sevmiyorlar birbirlerini. Calliope, herkesin özendiği güzel, narin bir kız. Ayrıca profesyonel buz patencisi. Cricket ise sevimli, zeki, komik, anlayışlı, güler yüzlü kısaca annelerin sürekli bahsettiği komşu çocuğu kalıbının mükemmel bir örneği. Bell ailesi uzun bir süre sonra tekrar geri dönüyor. Lola'nın yaşadığı şoku bir düşünün.
Zaten Cricket ve Calliope ile iyi olmayan bir geçmişi var bir de evleri yan yana.
                 Kitabın adından konuyu anlamışsınızdır zaten. Ben genel olarak bana hissettirdiklerinden bahsedeyim.
  
      
          Açıkcası beğendim mi beğenmedim mi tam emin değilim ama beğeni kısmı ağır basıyor. Ay bu kitap mükemmeldi herkes okusun okumazsanız çok şey kaybedersiniz tarzında değildi. Yine de çok sevimli bir aşk hikayesiydi. Kafamı dağıttı moralimi düzeltti. İyi hissettirdi. Son cümleleri okurken içim buruktu. Yüzümde oluşan gülümsemeyle kapattım kitabı. Kısa bir süre sizi mutlu edecek, çerezlik, eğlenceli bir kitap istiyorsanız tam olarak aradığınız kitap bu olabilir.




















Puanım:


26 Kasım 2015 Perşembe

Kitap Tanıtımı #1 James Bowen - Bob'un Armağanı

   


Bob'un Armağanı


James Bowen


Bob ve James’in sıcak dostluğu, yeni bir Noel macerasıyla tekrar okurlarıyla buluşuyor.

James bulduğu yaralı kediyi sokaklardan kurtardığından beri hem ikisinin hem de Sokak Kedisi Bob ve Bob’un Dünyası kitaplarını okuyan milyonların hayatı değişmiş, James ve Bob eşsiz bir arkadaşlık kurmuşlardı.

Bob’un Armağanı’nda ise James, sokakta geçirdiği Noelleri ve Bob’un ona en zor zamanlarında nasıl yardım ettiğini hatırlarken aynı zamanda Noel’in gerçek anlamını da kavramaya başlıyor.

22 Eylül 2015 Salı

Paula Weston - Sis Kitap Yorumu

Kitap Adı: SisYazar: Paula Weston 
 Orijinal Adı: Haze

 Seri Bilgisi: The Rephaim #2

 Sayfa Sayısı:376
 Basım Yılı:2015

Arka Kapak:
"Ama ya Jude'u bulamazsak?"

Sıcak nefesi tenime değiyordu. "Eğer hayattaysa, bulacağız." "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" Ona inanmayı feci halde istiyordum ama Rafa'ydı bu. Varı yoğu aksiyon olup hiç planı olmayan adam.

Gülümsemesi yorgundu, imalı. Hatırlamadığım ortak geçmişimizin bir yansıması. "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun."

Gaby Winters'ın kâbusları artık sona ermişti. Ancak hâlâ bilmediği ve inanamadığı çok şey vardı. Eski hayatının büyük bir kısmını hâlâ hatırlayamıyordu. Bir zamanlar Refaimler'in, yani saniyeler içinde ülke değiştirebilen kanatsız yarı-meleklerin en iyi dövüşçülerinden biri olduğuna hâlâ inanmıyordu. Ve iblislerin var olduğuna... Ve Rafa'nın yanında kaldığına... Ama en önemlisi, ikiz kardeşi Jude'un hâlâ hayatta olduğuna bir türlü inanamıyordu.

Gaby'nin öğrenmesi gereken çok şey, yenmesi gereken daha çok düşman vardı. En önemlisi ise, tüm korkularına rağmen erkek kardeşini bulmalıydı. Macera daha yeni başlıyor, tehlikeli karanlık giderek yaklaşıyor...





          Yılın 80. kitabı olan Sis bitti. Tükendim resmen tükendim.           Gölgelerden hatırlarsınız geçmişinden ufak hatıralar dışında kim olduğunu bile bilmeyen Gaby, öldüğünü düşündüğü ikiz kardeşi Jude, Gaby'yi yazdığı hikayeden yola çıkarak bulan Rafa, Refaimler ve çok daha fazlası. İlk kitabın sonlarına doğru Rafa Jude'un yaşadığına dair düşüncelerinden bahsediyordu. İkinci kitabımızda da Jude'u arama çalışmalarına tam gaz devam ediyorlar. Rafa ile Gaby'nin arasındaki ilişki ise iyice karmaşık bir hal alıyor.          Ayrıca bir sürü yeni karakter ile tanışıyoruz. Mya da bunlardan biri. Kendisini hiç ama hiç sevmediğimi belirteyim -_- 


          Kitabın can alıcı noktası Refaimleri bile kaçamayacakları bir duruma sokan bir şeyin iblislerin eline geçmesiyle başlıyor. Refaim dünyası karışıyor. Güçler birleşiyor. Düşmanlar birlik oluyor.          Her şeyi anlarım ama o nasıl sondu?

          İlk kitaptan farklı olarak dili geçmiş zamanla yazılmış bu sayede kitaba adapte olmak kolaylaşmış. Daha bir güzeldi. 
          İlk kitaptaki heyecanın 3 kat fazlasını düşünün. İşte bu kitap öyleydi. Her sayfa bir aksiyon, bir koşturmaca, bir savaş... Zaten olayları çözmeye çalışmaktan beynim yandı o kadar karışık ki.
Çoğu melek kitabı arasından kolayca sıyrılıp dikkat çekecek bir kitap. Yine de sanki bir şeyler eksikti. Tatmin olamadım. Bağlanamadım yani. Niye böyle oldu anlamadım. Çok beğendim ama nasıl desem... Öyle işte. Yine de alın okuyun çünkü harikaydı. 3. kitap için sabırsızlıkla bekliyorum. Sonu iğrençti.
Sevgili yazarlar böyle sonlar yazıp da okuyucuları mağdur etmeyin. Biten her kitabın ardından yenisi gelene kadar yas tutmaktan bıktım. Size tavsiyem 3. çıkmadan okumayın.

''Aramızın karmaşık olduğunu biliyorum ama seni öylece bırakıp gidebileceğime inanıyor musun gerçekten?''
Bu kez bakışlarını kaçırmadı. ''Sen gerçekten gitmene izin vereceğime inanıyor musun?''

''Kız gibi çığlık atıyorsun.'' Rafa yatakta yanımda oturuyordu.
''Kızım ben.''
Çıplak bacaklarıma baktı. ''Fark ettim.''

Puanım : 

16 Eylül 2015 Çarşamba

Paula Weston - Gölgeler Kitap Yorumu


Kitap Adı: GölgelerYazar: Paula Weston 
 Orijinal Adı: Shadows

 Seri Bilgisi: The Rephaim #1

 Sayfa Sayısı:336
 Basım Yılı:2015


Arka Kapak:
Gaby Winters yaklaşık bir yıl önce ikiz kardeşi Jude'u bir trafik kazasında kaybetmişti. Kazadan sonra bedeni iyileşmişti ama acısı hâlâ ilk günkü gibi tazeydi ve kâbusları bitmiyordu: Her gece kâbuslarında iblislerle ve cehennemin diğer yaratıklarıyla savaşıyordu.

Ve sonra karşısına Rafa çıktı. Rafa, sadece kâbuslarında sık sık gördüğü çocuk değildi, aynı zamanda ikiz kardeşi Jude'la da bir geçmişleri olduğunu iddia ediyordu. Gaby, hayatı ve kendi hakkında bildiğini düşündüğü gerçeklerin sadece birer yalan olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı ve bulması gereken gerçekler kâbuslarındaki gölgelerde gizliydiler. Rafa kimdi? Refaimler kimlerdi? Ve en önemlisi Gaby kime güvenebilirdi?



          Herkese merhabaa.Gölgeler bitti.          Gaby ikiz kardeşi Jude'u trafik kazasında kaybetmiş ve bu acıyı hala ilk günkü tazeliğiyle yaşıyor. Ayrıca her gece gördüğü kabuslar var, tanımadığı bir çocukla birlikte iblislerle savaştığı kanın ve vahşetin olduğu kabuslar. Rüyalarındaki çocuğa Matt adını vermiş. Gaby bu kabusları paylaşma isteğiyle hikaye olarak bir bloga yüklüyor.




          Gaby kazadan sonraki hayatındaki tek arkadaşı olan Maggie ile birlikte barda otururken kabuslarındaki çocuğu karşısında buluyor, Rafa'yı. Daha da ilginç olanı çocuk Gaby'yi tanıdığını ve Jude'un en yakın arkadaşı olduğunu söylüyor. 
Gaby'yi internete yüklediği hikaye sayesinde bulduğunu, ölmüş olması gerektiğini ve daha fazla kişinin Gaby'nin peşine düşeceğini söylüyor. 
Fakat Gaby Rafa'yı hatırlamadığını söylüyor. 
Rafa'nın yaşadığı yıkım... Tam en yakın arkadaşımın öldü sanılan ikizini buldum, ona neler olduğunu çözebilirim derken bir bakıyor Gaby bırakın olayları, Rafa'yı, kendisinin kim oldugunu bile bilmiyor.  
Bu işte bir terslik olduğunu fark ediyorlar. Gaby aslında hatırladığı kişi değil. Hafızasıyla oynanmış, hatıraları çalınmış. Bildiği hayatının yalan olduğunu anlıyor. Normal bir insan olmadığını öğreniyor.

          Ayrıca öldüğü sanılan Gaby'nin Refaim'ler dünyasında yarattığı şoku düşünün. Peki Refaim'ler kim mi? Düşmüş meleklerin soyundan gelen Nefilim'ler kendilerine Refaim diyorlar,  liderleri olan Düşmüş Melek Nathaniel ile birlikte Tapınak adı verilen bir yerde yaşıyorlar. Refaimler ile Nefilimlerin farkını da kitapta öğreniyorsunuz zaten.

          Gaby öğrendiği bu gerçeklerle nasıl başa çıkacak? Hafızasını nasıl geri kazanacak? Rafa güvenilir mi? Daha da önemlisi kim neden Gaby'nin hafızasını sildi? 

          Melek temalı kitaplar benim için her zaman çok özeldir. Hush Hush okuduğumdan beri -ki 5-6 yıl oldu- en sevdiğim konudur ve her yazar bu konuyu güzel işleyemez. Hayal kırıklığına uğrarım diye korktum açıkcası. Meleğin Düşüşü'nü de okuduktan sonra üstüne daha iyisi gelemez dedim orda da Raffe hayatimın aşkıydı *-*. Fakat türü bakımından en iyisi olmasa da Gölgeler de beklentimi baya karşıladı. Çok sürükleyiciydi tek oturuşta bitecek kitaplardandı. Karakter bakımından, olay örgüsü yönünden zengindi. Rafa'yı çok sevdim. Beğenmeseydim bile sırf Rafa için okurdum seriyi. Gaby de çok tatlıydı. Güçlü ve sağlam bir karakterdi. Yalnız şimdiki zamanla yazıldığı için kitaba alışmak biraz zaman alıyor. Alıştıktan sonra da kopamıyorsunuz.
 Hiç ara vermeden 2. kitabı okumaya gidiyorum bekle beni Rafa ^^

''Neden bana Matt adını verdin?'' diye soruyor.
''O zaman iyi bir fikir gibi gelmişti. Şimdi seni tanıyınca o karaktere Pislik desem daha uygun olurmuş.''
Kahkaha atıyor kanepe sarsılıyor. ''Cidden, Gabe, bu kadar eğlenceli biri olabildiğini unutmuştum.''


Puanım:

9 Eylül 2015 Çarşamba

Natasha Boyd - Aşka Var Mısın? - Sonsuza Kadar Kitap Yorumu

Kitap Adı: Aşka Var Mısın?Yazar: Natasha Boyd
Orijinal Adı: Eversea
Seri Bilgisi: Eversea#1
Sayfa Sayısı:368
Basım Yılı:2014



Arka Kapak:


"Eğer geleceğimde olacağını bilseydim, tamamen farklı bir yaşam seçerdim." ?

...kokusunu derin derin içime çektim. Sonra ağzımı kulağına yaklaştırdım. "Eğer farklı bir yaşam seçseydin, beni hiçbir zaman bulamazdın."

Sorumlulukları ve kendine olan güvensizliğiyle boğuşan, güneyli bir genç kız... ?Her şeyini kaybedebileceği son skandalından kaçan, Hollywood'un en gözde megastarı...?Onları sonsuza dek değiştirecek, tesadüfi bir karşılaşma, imkânsız bir birliktelik ve masalsı bir aşk hikâyesi...



Kitap Adı: Sonsuza Kadar

Yazar: Natasha Boyd
Orijinal Adı: Forever Jack
Seri Bilgisi: Eversea #2
Sayfa Sayısı:384
Basım Yılı:2015















            İki kitaplık seriyi tek tek değil de birlikte yorumlamak istedim.


            Aşka Var Mısın? ve Sonsuza Kadar çok tatlı bir aşkın hikayesi. Keri Ann Butler, Butler Cove kasabasında yaşayan, ailesini bir kazada kaybetmiş, garsonluk yapan kendi halinde, hayatındaki hedefleri bir kenara koymuş ve  önceliği ağabeyinin isteklerine vermiş bir kız.

Jack Eversea ise yakışıklılığı ve rol aldığı filmler ile kendinden bolca söz ettiren dünyaca ünlü bir aktör.

            Bir gün Keri Ann'in çalıştığı restauranta kapüşonlu, gizemli bir adam gelir ve verdiği siparişi almadan kalkar. Keri Ann dışarıdaki masaları düzeltirken gizemli beyi görür ve korkar. Tam o sırada adam şapkasını çıkartır ve bilin bakalım kimmiş? Tabi ki Jack Eversea. Bu arada Keri Ann'in en yakın arkadaşı olan Jazz, Jack Eversea'nın çok büyük hayranı.


            Peki Jack'in ufacık bir sahil kasabasında ne işi var? Yaşadığı sıkıntıları bir süreliğine askıya alıp kafa dinlemek istemiş. Jack kendini Keri Ann'e ifşa ettikten sonra da ondan ufak bir iyilik istiyor. Market alışverişlerini yapmasını. Kendisinin dışarı adım atıp tanınmaması mümkün değil. Güney Carolina'lı Keri Ann ve meşhur Jack Eversea'nin masalsı hikayesi bu şekilde başlıyor. Keri Ann'in Jack'in cazibesine kapılmaması mümkün değil. Fakat Jack'in geride bıraktığı hayatı ve sözleşmeli bir sevgilisi var ve her ne kadar Keri Ann ile birlikte güzel vakit geçirse de geri dönmek zorunda.


            İlk kitabı Haziran'da okumuştum ve abartmıyorum 20 gün falan süründü elimde. Aslında çok akıcı ve güzeldi ama denize girip güneşlenmek daha çekici gelmişti. Kitabı okuma sürem uzun olduğu için pek tat alamamıştım. Kitap kim vurduya gitti yani. Fakat ikinci kitabı 1 günde bitirdim ve beğendim.

            Jack Eversea herkesin sahip olmak isteyeceği bir erkek. Keri Ann güçlü ve kararlı bir karakter. Kendi kararlarına öncelik vermesi ve yakışıklı erkeğin büyüsüne kapılıp her şeyi boşveren tiplerden olmaması en sevdiğim özelliklerindendi.

  
            Kitaplar çok akıcı, kapakları ve ayraçları zaten ayrı bir güzel. Mutlaka alın diyemem ama ucuza bulursanız alın. Elinizde varsa da okuyun. Jack ve Keri Ann'in hikayesini sanki ben yaşamışım gibi hissettim. Kitaplarda aşkı hissediyorsunuz fakat öyle insanı kusturan cinsten değildi. Hoştu. İyi hissettirdi.


''O kadar uzun süre sessiz kaldı ki bir an cevap vermeyeceğini sandım. Gözlerini gözlerime dikti. 'Gerçek şu... Haklısın. Senden istediğim şey adil değil. Ben seni istiyorum.' ''



''Elini elimin üzerinden çekip benim kalbime bastırdı. 'Eğer geleceğimde olacağını bilseydim tamamen farklı bir yaşam seçerdim.' ''




Aşka Var Mısın? Puanım:


Sonsuza Kadar Puanım:



22 Ağustos 2015 Cumartesi

Amy Engel - Kurucunun Kızı Kitap Yorumu



Kitap Adı: Kurucunun Kızı
Yazar: Amy Engel
Orijinal Adı: The Book Of Ivy
Seri Bilgisi: The Book Of Ivy #1
Sayfa Sayısı:272
Basım Yılı:2015

Arka Kapak:
Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer'lar ve Westfall'lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı. 

Bu yıl benim sıram gelmişti. Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan'ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim. Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım… 






          Kurucunun Kızı 2015 senesinde okudugum en hızlı kitaptı. Arada yaptığım işleri saymazsak toplam 5.5 saatte bitti. Resmen elimden bırakamadım. Ciddi anlamda bırakamadım ya dershanede bile elimde gezdiriyordum. 

          Konusuna gelirsek Nükleer Savaşlar sonrası yaşanan felaketten geriye kalan bir avuç insan var ve etrafı çitlerle çevrili ufak bir alanda yaşıyorlar. Suç işleyenlere verilen ceza ise çitin dışına sürülmek. Kimse çitin dışında ne olduğunu bilmiyor ve hayatta kalmak imkansız gibi bir şey. Westfall'lar yaşadıkları yeri kuranlar yani kurucular, Lattimer'lar ise babadan oğula yönetici koltuğuna oturanlar  yani Başkan'lar. Westfall'lar yönetimin Lattimer'lardan Westfall'lara geçmesi gerektiğini düşünüyorlar.          Burada 16 yaşına gelen gençlerden Kurucular'ın yaşadığı taraftan ve Yöneticiler'in tarafından 2 kişi testler sonucu uygun görülüp eşleştiriliyor ve evlendiriliyorlar. Yalnız gelin ve damat evlenmeden önce birbirlerini bile tanımıyorlar. Bunun amacı ise nükleer savaş sonrası nüfusu artırmak ve olabilecek en sağlam çocukları doğurmak e bu da genç yaşta evlilik gerekliliğini meydana getiriyor.           İşte Bishop ve Ivy böyle evleniyorlar.           Bishop, Başkan'ın oğlu. Ivy, Kurucu'nun kızı. Düşman taraflar evlendiriliyor. Ivy'nin ise tek bir görevi var Bishop'ı öldürmek.  

          Ya bu nasıl mükemmel bir kitaptı? Bu sene okuduğum en iyi kitap olabilir. Bishop tam anlamıyla, aşık olup daha sonrasında bir ömür birlikte geçirmek istediğim bir karakter.           Kurgu, kitabın cildi, karakterler kısacası bu kitapla ilgili her şey mükemmeldi. Şimdi ben 2. kitaba kadar nasıl bekliycem? Resmen depresyon sebebi. Kitabın sonunu okurken dershanedeydim ve kafamı duvara vurarak okudum 2 ders boyunca da anlatılanları anlamadım zaten. Deliricem -_- Eğer hala okumadıysanız -ki okumayan azdır bence- mutlaka ve mutlaka okusun bak. Çok ciddi söylüyorum. OKUMAYAN ÇOK ŞEY KAYBEDER. Bu kadar mükemmel oldugunu tahmin etmiyordum 💕 Kesinlikle 5 puandan daha fazlasını hak ediyor bence ^^
''Biraz önce. Bana Bishop dedin. Daha önce  hiç dememiştin.'' Durdu. ''Kulağa hoş geliyor.''
''Özür dilerim.''
''Özür dileme.'' Ay ışığında gülümsemesinin hatlarını gördüm. ''Sadece bir ara tekrar söyle.''

''Çünkü herkesin güvenecek birine ihtiyacı vardır.'' dedi Bishop. ''Öbür türlü hayat çok yalnız olurdu.'' 


Puanım :