Parodi Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Parodi Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2016 Salı

Rebecca Donovan - Sil Baştan Kitap Yorumu

Kitap Adı: Sil Baştan
Yazar Adı: Rebecca Donovan
Orijinal Adı: What If
Sayfa Sayısı: 456
Basım Yılı: 2016

Arka Kapak:

Kırık Kanatlarla Ne Kadar Yükseğe Uçabilir Kalbin?

Acı mı çekmedim? Yaralarını sen diye sardım kalbimin, gözyaşlarımla. Mutlu mu olmadım ya da? Gülmenin anlamı seninle büyümekti, küçülmeyen elbiseler gibiyken zaman. Dikenli yollar, yok olan umutlar ve yitirdiklerimiz ardımızda. Ama bana, yine yürür müsün o yolları diye sorsan küllerinden doğar gibi... Her şeye rağmen, seninle bir daha yanarım derim.



Yorumum:

      Nefes serisine aşık biri olarak, Sil Baştan'da umduğumu bulamadım.
Beklentimin yüksek olmasının sebebi de arka kapak yazısıydı. O kadar etkilendim ki acayip güzel bir şey bekliyordum. Ama yanılmışım.

      Cal, Rae ve Richelle küçüklükte çok yakın arkadaşlar ve mahallelerine yeni taşınan Nicole'ü de aralarına alıyorlar ve dördü takılmaya başlıyorlar. Derken bir gün Richelle mahalleden taşınıyor ve Nicole de Cal ve Rae ile sebebini bile söylemeden konuşmamaya, görüşmemeye başlıyor.

     
      Uzun zaman sonra bir gün Cal, kampüste bir kız görüyor ve Nicole sanıyor ama kız adının Nyelle olduğunu söylüyor. Cal ise Nyelle'in sırrını öğrenmek için uğraşmaya başlıyor. 


      Kitabı 1 ayda falan bitirdim tam okumaya niyetleniyorum elim başka kitaba gidiyor. Asla bağlanamadım, ısınamadım. 


      Kitap erkek karakterin ağzından anlatılıyor ve şimdiki zaman kipiyle yazılmış. 
Karakterleri de sevemedim nedense. Tek beğendiğim kısım çocukluk anılarını okumaktı. Bir de son sayfalarda sırların açığa çıktığı kısımları sevdim.


      Çok kötü bir kitap değildi ama yanlış zamanıma denk geldi galiba. Belki başka zaman okusaydım severdim. Benim için eh işte ayarında bir kitaptı. Bu gidişle Nefes serisi zirvede tek olarak kalmaya devam edecek. 


      Puanım:

Ayrıca yeni logoyu sevemedim nedense şimdi diğer parodilerle yan yana koyunca iğrenç duracak 😒

14 Ağustos 2015 Cuma

KABT #5 Alexandra Bracken - Buz Kapanı Kitap Yorumu


Kitap Adı: Buz Kapanı
Yazar: Alexandra Bracken
Orijinal Adı: Never Fade
Seri Bilgisi: The Darkest Minds #2
Sayfa Sayısı:552
Basım Yılı:2015


Arka Kapak:
Kabullen, uyum sağla, harekete geç. Turuncu… lider… roo… Herkes farklı bir şekilde sesleniyor bana. Oysa bir tek ben gerçekte ne olduğumu Biliyorum: bir canavar. Ve şimdi beni bekleyen zorlu bir görev var: Virüsün kaynağını açık eden çok gizli Bir bilgiye ulaşmak… Ve bu… bir zamanlar bana nefesim kadar yakın olan birinin ellerinde… Şimdi bir tercih yapmak zorundayım. Ya kalbimi özgür bırakacak ya da Karanlık zihinleri aydınlığa Kavuşturacağım…




       
          
Merhabaa 3 aydır büyük heyecanla beklediğimiz Buz Kapanı orijinal adıyla Never Fade bitti.
          Hatırlarsanız Karanlık Zihinler'de Ruby felaket bir karar almıştı ve Çocuk Birliği'ne katılmıştı. İşte ilk bölüm Ruby ve Birlik'teki takım arkadaşlarının gittiği bir operasyonu anlatıyor. 

     
                     Kitap öyle bir başlıyor ki ilk başta idrak edemedim ne oluyor rüya mı gerçek mi diye. Görev Mahkum 27'yi kurtarmak. Tabi ki Mahkum 27'nin kim oldugunu söylersem spoi olur o yüzden kendimi tutmak zorundayım ^^ Görevi tamamlayıp Çocuk Birliği'ne geri dönüyorlar ve bu sefer önlerinde çok zorlu bir operasyon var. IAAN hastalığının sebebini, virüsün kaynağını içeren bilginin olduğu flash belleği bulmak. Bu bilgi de Ruby'ye "bir zamanlar nefesi kadar yakın olan birinin elinde." 


          Bu kitapta yeni karakterlerle tanışıyoruz. Nico, Vida, Jude, Alban, Knox ve çok daha fazlası. Hepsi de mükemmel şekilde yaratılmış -yaratmak Allah'a mahsus Tövbe gmfnfn- karakterlerdi. Ama en özel karakter bence Liam'ın ağabeyi Cole'dü. Aynı seride üç karaktere aşık oldum resmen. Ayrıca tek dertleri flash belleği bulmak da değil. Ajanlardan bazıları bizim renkli (!) çocukları istemiyor ve bunları ortadan kaldırmak için yapılan planlar var. Kendilerini ve diğer çocukları da kurtarmak zorundalar.

          Clancy her zamanki gibi muhteşem etkileyici bir giriş yaptı kitaba. Aşkım ya <3
          Daha fazla detaya girmeyeceğim istemeden spoi verebilirim.
Tek diyebileceğim şey keşke bitmeseydi. Etkisinden kurtulmam çok uzun zaman alacak umarım başka kitaplar okuyabilirim -_- Ölüyorum ya ben hayatımda böyle bir distopya, böyle bir seri okumadım yani. Resmen zihnimi allak bullak etti hiç beklemediğim şeyler yaşandı. Olaylara öyle bir kapıldım ki ancak kitap bittiği zaman gerçek dünyaya dönebildim. Hatta hala dönemedim desem yeridir. Kendimi bir turuncu gibi hissediyorum artık. Her sayfası heyecan doluydu. Fakat bu sefer sonu Karanlık Zihinler'in sonu kadar insanı paramparça eden cinsten değildi. Yine de yeni kitabı beklerken meraktan ölebilirim. Böyle bir seri okunmazsa yazık olur. 3. kitap için nasıl bekleyeceğim ben. Bu seriyi okuyun okutun. Karanlık zihinlerin dünyasıyla herkes tanışmalı. 



Alnına düşen bukleleri düzeltmek için uzandığım sırada bana dönerek dudaklarını araladı. ''Sen... çok güzelsin. Adın... ne?''


''Güçlükle yutkunduğunu görsem de gözleri hala kapalıydı. Kelimeler kifayetsizdi şimdi. Elimi göğsüne yaslarken parmaklarımız birbirine kenetlendi ve öyle de kaldı. Şarkı bitene dağları şehirleri aşana dek. Sonsuza kadar.''

NOT: AYRICA İZLEMEK İSTERSENİZ YAPTIĞIMIZ TANITIM VİDEOSU DA BİR SONRAKİ PAYLAŞIMDA VAR :D


Puanım:


28 Mayıs 2015 Perşembe

KABT #2 Alexandra Bracken - Karanlık Zihinler Kitap Yorumu



Kitap Adı:Karanlık Zihinler
Yazar: Alexandra Bracken 
Orjinal Adı: The Darkest Minds 
Seri Bilgisi: The Darkest Minds #1 
Sayfa Sayısı: 576 
Basım Yılı: 2014 
Yayınevi: Parodi Yayınları

Arka Kapak:
Adım Ruby.
Hepinizden farklıyım.
Aklınızın derinliklerinde gezinebilir, 
anılarınızı hiç yaşamamışsınız gibi silebilirim.
Henüz on yaşındayken Thurmond'daki bu rehabilitasyon kampına gönderildim. Hem de kendi ailem tarafından...
Burada her adımımız izleniyor, nefes alış verişlerimiz bile.
Yalnız değilim.
Maviler... Yeşiller... Turuncular...
Sarılar ve Kırmızılar...
Karanlık Zihinler...
Ve yaşamak için saklanmak zorunda kalanlar
Ve kaçanlar...

      Yeni bir dünya düşünün. IAAN yani İdiyografik Adolesan Akut Nörodejenerasyon adlı bir hastalık var, genelde çocuklarda 10 yaşından itibaren ortaya çıkıyor ve ölümcül. IAAN hastalığı, sağ kalan çocuklarda bir takım güçler meydana getiriyor.       Ruby çevresindeki arkadaşlarının teker teker öldüğünü görüyor. Ama o kurtulanlardan biri. Kurtulanların şanslı olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu güçlere sahip çocukların aileleri ne yapacaklarını bilemiyorlar. Çocuklarını ihbar ediyorlar ve çocuklar hükümet tarafından toplanıp düzeltilmek için kamplara gönderiliyor. Kamp dediysem de öyle yüzme saati, serbest vakit, aktiviteler olan kamplardan değil. Çok tehlikeli, çocukların her anının kameralarla izlendiği kamplardan. Bir nevi nazi toplama kampı gibi düşünün.       Thurmond da bu kamplardan biri. Kamplarda çocuklar sahip oldukları güçlere göre renklere ayrılıyorlar. Sarı, Mavi, Yeşil, Kırmızı ve Turuncu... Sarılar elektriği kontrol ediyor, Maviler cisimleri hareket ettirebiliyor, Yeşiller süper zekaya sahip, kırmızılar ateşi kontrol edebiliyor ve turuncular zihin gücüne sahip. Bu çocuklara Psi çocuklar deniyor. Ruby Thurmond'a ilk geldiğinde 10 yaşında ama küçük olmasına rağmen kendi gücünün farkında. Bu yüzden kampa geldiğinde Yeşilmiş gibi davranıyor.       Bir de kampta sorun çıkaran cocukları durdurmak için kullanılan bir cihaz var, olay yatıştırma mekanizması -Beyaz Gürültü- olarak adlandırılıyor. Bu cihaz belirli bir seviyede frekans yayıyor ve bunu sadece Psi cocuklar duyabiliyor ve aşırı derecede iğrenç bir ses. Bir ara Kırmızı Turuncu ve Sarı cocuklar çok tehlikeli olduğu için toplatılıyorlar kamplardan. Bir gün Beyaz Gürültü'nün frekansı Kırmızı, Turuncu ve Sarı çocukların duyabileceği şekilde ayarlanıyor gözden kaçmış olanları bulabilmek için ve Ruby bu sesin şiddetinden dolayı bayılıyor. Revirde uyandığında gelen bir doktor (doktordu galiba) adı Cate, Ruby'ye frekanstan etkilendiğini fark ettiklerini artık saklanamayacağını, öldürüleceğini ve onu kurtarmak istediğini söylüyor. Ruby de kabul ediyor ve kaçış başlıyor.       Bir de Liam, Chubs ve Zu var Kaçak Çocuk'u bulma umuduyla kendi kamplarından kaçıp yollara düşmüş bir grup. Kaçak Çocuk'u kitabın ilerleyen bölümlerinde öğreneceksiniz zaten. Ruby'nin de onlara katılmasıyla olayların akışı değişiyor.       Kitabın ilk 100 sayfası giriş kısmıydı pek aksiyon yoktu daha çok Ruby'nin çocukluğu ve kampta geçirdiği zamanlar anlatılıyordu. Daha sonra o kadar heyecanlı bir kitaba dönüşüyor ki tek solukta okunuyor. Yalnız kitabın sonu var ya beni paramparça etti. Tahmin etmiştim ama bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim. Neyse ki Never Fade yakında çıkıyor çok beklemek zorunda kalmayacağız. Kitap o kadar akıcıydı ki. Şu sıralar çok fazla distopik kitap var ama Karanlık Zihinler bambaşka bir boyuttaydı. Yazar mükemmel bir dünya yaratmış. Karakterler o kadar harikaydı ki kötü karakteri bile sevdirdi yani. Tamam çok beğendim ama giriş kısmı biraz sıkıcıydı ve çok anlaşılır değildi. Hani süper güçlerin ne olduğunu, hangi rengin hangi güç olduğunu baya ilerledikten sonra açıklıyor. Bu arada eğer kitabı biraz okuyup sıkıcı bulduğunuz için yarım bıraktıysanız devam edin. Çünkü asıl macera 100'den sonra başlıyor. Ayrıca ne ön yargıyla başlayın ne de çok büyük beklentiyle.
     
  Puanım: